01. Bir insanın anlattıkları vardır, bir de anlatmadıkları… Anlattıklarından anlatmadıklarını çıkarmak gerekir.

     02. Dikkat ettiniz mi, en sevdiğiniz insanlar, çıkarlarınıza en uygun hareket edenlerdir.

     03. Televizyondaki film, dizi ve tüm programların aslında biz reklamları izleyelim diye yapılan birer kurgu olduğunu bilsen ne hissederdin?

     04. Kararsız kaldığınız bir konuda fikrini almak istediğiniz kişileri yalnızca kendi çevrenizden seçtiyseniz yanılabilirsiniz. Çünkü geçmişte, gerçekliği çarpıtarak onları ikna etmiş olma ihtimaliniz yüksektir. 

     05. Herkes göründüğünden daha fedakardır, yeter ki biri zaaflarını bulup onu sonuna kadar sömürmeyi bilsin.

     06. Bir kız, yeni biten ilişkisinden sonra o boşluğu bir şeylerle doldurmalıdır. Fakat, baba sevgisinden mahrum birisi, aşırı şefkatli bir sevgiliden ayrıldıysa, korkarım o boşluğu uzun süre dolduramaz.

     07. İnsanlar, her zaman sizi eleştirecek bir şeyler bulurlar. Hiçbir şey yapmazsanız, bu sefer de hiçbir şey yapmadığınız için eleştireceklerdir.

     08. Kıskanılmak güzeldir, ama othello sendromunuz varsa sevdiğinizi yitirebilirsiniz. Hamuru avucunda ne kadar sıkarsan o kadarını kaybedersin.

     09. Geçmişi neden düşünürüz? Yanlışlardan ders almak ve mutlu olmak için. Geleceği neden düşünürüz? Yanlışları yapmamak ve mutlu olmak için… Bunları tasarlarken biraz mutsuz olup şimdiki zamanı kaçırıyoruz sanki…

     10. Sosyal medya hesabı kullananlar, kendilerini özgür hissettikleri için o platformda bulunduklarından söz ederler. Cenazede çekilmiş fotoğrafınız ile, mayolu fotoğrafınız arasındaki beğeni farkı, sizin bundan sonra yapacağınız paylaşımları tümden etkiler. Daha çok mayolu fotoğraf paylaşırsınız ve daha çok beğeni alırsınız. Kimin istediği hayatı yaşıyorsunuz? Takipçilerinizin mi, kendinizin mi? Bu durumda yönetmen kim, figüran kim?..

                                                                                                                 – ck –