Üst:
Sulu tezek, boğa idrarı, kedi kıçı, erkek hayası.

Kalp: İdrar, kullanılmış iç çamaşırı, yanık limonlu naylon, plastik kavanoz kapağı.

Baz: Civet pisiği.

Tip: Fresh, Animalitic, Baharatlı, Derili, Kirli, Terli, Çişli, Dışkılı.
Çıkış Yılı: 1981 Edt.
Referans: Tatlı Külot

Pozitif
1)
Mini Röportaj:
– İşte size benden bir transandal çalışma daha!
– Bu kelimeyi çok sevdiniz sanırım. “Deneyüstü” daha bir Türkçe…
– Türkçe ama dahası da var, demek…

*

Kouros, Yunanca “Havalı Adam” demek.
T*şaklı Adam” desek daha doğru olur. 🙂

İdrar ve kullanılmış boxer…
Bir erkeğin bacak arasında üç gün geçiren iç çamaşırı gibi kokuyor.
Terli, baharatlı ve derili…

Seks yaparken partnerin kalçalarının arasından gelen kokuya benziyor.

Bu parfüme de 4* verdim, Obsession‘a da.
Ama aralarında dağlar kadar fark var.
Ben kompozisyona not veriyorum.
Örneğin; yağmuru ve güneşi seviyorum.
Yağmurlu gün bana göre 5* olsun,
güneşli gün de benden 5* alacaktır.
Ancak ikisi arasında korelasyon yoktur.

Şimdi bu kokunun pis olduğunu kanıksadığımız doğru,
fakat onu sevdiğimizi utanarak yadsıdığımız da aynı derecede doğru.
Daha ergenken sevişen pleyistosen atalarımız gibi bu hormonlarla hemhal büyüdük.
Hiç düşündünüz mü?…
Neden ergenlikte kıllar çıkar ve erojen bölgelerin saldığı kirli kokular pik yapar.

*

Kadınlar ter kokusuna bayılırlar.
Pulp Fiction Filmi‘nde Butch, (Bruce Willis) boks maçı sonrası terli terli odaya gelir ve sevgilisi
Fabienne (Maria de Medeiros) ondan müthiş etkilenir.
Butch kirli olduğu için çekinir ve Fabienne’in ıslak ağzından çılgınca şu cümleler dökülür:
“Spor sonrası aygır gibi kokmana bayılıyorum!”

1182
01:16:05,565 –> 01:16:07,275
Biraz oynaşalım mı?

1183
01:16:08,484 –> 01:16:11,737
Aslında, önce bir duş alsam iyi olur.
Köpek gibi kokuyorum.

1184
01:16:11,779 –> 01:16:14,448
Bu kokun hoşuma gidiyor.

*

Seks aslında kirli bir aktivitedir.
Sodomun 120 Günü‘nde Maquis de Sade, bu berbat etkinliğin en karanlık yanlarını aydınlatıyor.

*

Bir senfoniyi kedi dinlese ne kadar etkilenir, Mozart dinlese ne kadar?
Bu yüzden yazdıklarımla koşup bir parfüm satın alırsanız sonucu sizi bağlar. 🙂
Müzisyen tüm notaları çalabilir ama onları yaratan duygusu size veremez.

– Burada mini bir röportaj yapmak istiyorum.
– Ben istemiyorum. Sen de nerden çıktın?
– Mozart’ın bu parçayı yazarken ölmek üzereydi ve daha ilginci öleceğinin de bilincindeydi.
– Hangi parça?
Ağıt!
– Etkileyici…

*

Bir kokuyu kokladığımızda onu sevip nefret ettiren beynimizin kimyasal tepkisi.
Zihnimizde yarattığımız derin, katmanlı hologram.
Okuyucular, bu parfümün benim hayal gücüme hitabetini algılayamayabilir.

Kahveyi de çayı da severim. İkisine de gönlümde 5* veriyorum.
Bu durum, iki metanın da birbirine benzediği anlamına gelmez.
Başka insanların da kahveyi beğenirken çaya da bayılacakları anlamınaysa hiç gelemez.

Elbette biz bu kokuyu aşık olduğumuz karşı cinste severiz.
Kötü de olsa tanıdık hisler daha güvenilirdir.
Hiç kimse tanıdık olmayan, güvensiz yerlerde olmak istemez.
Bu tuvalet kokusu değişik bir deneme.
Bu kokuyu yayan kişi ile aramızda aşk korelasyonu yoksa bir değeri yoktur.
Öyle olmasaydı, herkes bu mesleği seçerdi ve tuvalet temizleyiciler mesleğe kontenjanla atanırlardı. 🙂

Bu parfümün yaratıcısı Pierre Bourdon da yetenekli denizcilere her zaman güvertesini açık tutuyor.
Kimine göre çok karatlı parlak bir pırlanta, kimine göre tuvalet koku gidericiden hallice bir çalışma.

Çok Satan Parfümler:
Özellikle şekerli kokular
Parfüm şirketlerinin sakız olarak kullandığı, asla şekerini bitirmediği bir konu.
Başımızdan geçen ilginç bir konuyu defalarca farklı insanlara anlatarak gıybet kurmanın verdiği tuhaf hazza,
hedoniye bağımlı uyuşuk beyinler gibi…
Fakat bu parfüm, denenmeyeni deniyor.

Negatif
1)
Bu parfüme ya bayılırsınız, ya nefret edersiniz; ortası yok!
Kitlelerin %50’si bayılan grupta, işte bu negatif de o geriye kalan %50 için burada…