b-1-832x1024
Ben belki yararlı bir çocuk değildim ama kardeşim zararlı bir çocuktu. Bir öğlen evde uyurken bir gölge boynumdaki zincire eğildi ve onu çekip aldı. Daha sonra gözlerimi açtım ve kardeşim
– Boynunda örümcek vardı, onu aldım. Zararı yok merak etme, dedi ve uykuma devam ettim.

Öğleden sonra uyandığımda artık boynumda zincir yoktu. Kardeşimin ilginç huyları vardı. Mesela bir akşamüstü hışımla eve girdi. Kucağında mahalleden bulduğu gri bir sokak köpeğiyle. Orta yaşlarda iri bir sokak itiydi. Dilini çıkararak etrafa bakıyordu. Ağzı çürük kemik kokuyordu. Salonun ortasına bıraktı ve
– Bunu hemen yıkamalıyız. dedi. 
Ben eczaneye gidiyorum. Gelene kadar köpeği güzelce yıka, dedi ve yatak odasındaki cam kumbarayı alıp evden çıktı.

Evde bizden başka kimse yoktu. Köpeği çamaşır deterjanıyla banyoda güzelce yıkadım. Gözüne köpük kaçtıkça vik vik inliyordu. Salona getirip kuruttum. Derken kardeşim geldi. Elindeki poşetten bir çift lens çıkardı. Anlattığına göre olay şöyle olmuş:
Esin Sitesi’ndeki evimizin altında bir dağ yolu var. Patikadan kolaylıkla inerek zenginlerin yaşadığı Elit Sitesi’ne geçiş yapılabiliyordu. O sitelerde gezerken, direklerde siyah beyaz bir fotokopi kağıdına basılı şu yazıyı görmüş:

İyi de bu hayvan Sibirya Kurdu değil! Bir Husky değil. Yahu kurt bile değil. Olsa olsa bir Hassiktir… Markası sokak köpeği olan zavallı bir kutik! Kardeşim hayvanın etrafında döndü ve
– Bu neden tam beyaz değil yav, dedi. Baktım. Gerçekten de hayvan temizlenmesine karşın hala tam anlamıyla beyazlamamıştı. Çünkü doğal rengi beyaz değildi.
     – Sen şu lensleri gözüne tak, ben birazdan gelirim, dedi ve evden çıktı.

Lensleri alıp biraz zorlansam da hayvanın gözüne taktım. Durmadan patisiyle çıkarmaya çalışıyordu. Ön ayaklarını bağladım. Tam o sırada kardeşim elinde bir teneke kireçle geldi.
     – Bak şimdi onu nasıl pirüpak yapacağım, dedi ve badana fırçasıyla kutiği boyamaya başladı. 5 dk. sonra köpek bu sefer aşırı beyaz olmuştu. Öyle parlıyordu ki Tahsildaroğlu beyaz peynir kıvamına gelmişti. Yatak odasından getirdiği bir eşarbı, lensler düşmesin diye hayvanın gözlerine bağladı. Kucakladığımız gibi adrese doğru yola koyulduk.

Üç katlı, yeşil boyalı bir villaydı. Bahçesinde Amerikan tipi posta kutusu bulunan evin zilini çaldık ve karşımıza yaşlı, ancak yaşına göre çok güzel giyinen bakımlı bir kadın çıktı. Kardeşim havaya sıçradı ve iki elini açarak “İşte köpeğinizi bulduk!” dedi.
Kadın bir bize baktı, bir boynu siyah laylon ipli köpeğe; pek bir anlam veremedi. Olayları kavramakta güçlük çekiyordu. Benim ve kardeşimin kıyafetleri kireçten bembeyaz olmuştu. Kardeşim,
– Biz aslen boyacıyız, köpeğinizi de inşaatta bulduk, dedi.
Sonra kadın:
– Peki o zaman neden gözleri bağlı, Ben; şimdi köşeye sıkıştık; bu kez ne yalan bulacak, diye düşünürken…

     – Teyzeciğim, bilirsiniz bunlar hisli hayvanlardır. Cipies sistemleri kuvvetlidir. Size getirdikten sonra aynı yerden bize geri dönmemesi için gözlerini bağladık. Size verdiğimiz köpeğin bize geri dönmesini ve sonra yine size getirilip ödül alınmasının önüne geçtik, dedi.

Kadın,
– Ama bu köpek iri, ben iki hafta önce kaybettiğimde daha küçüktü sanki.

     – Teyzeciğim biz o kadar iyi insanlarız ki, iki haftadır bu köpeği balla börekle besledik, kendimiz yemedik ona yedirdik, demesin mi…
     – İyi de benim köpek erkekti bu dişi ayol.
     – Teyzeciğim bilirsiniz köpekler korktuklarında cinsel organlarını içeri çekerler. Bu erkektir ama şimdi içeri kaçmış olmalı, hayvan bi rahatlasın birazdan çıkarıp dışarı doğru sallar.

Birazdan fenalık geçirecektim. İnanılmaz bir şekilde olaylara müdahale edebiliyordu. Birazdan paramızı alıp gidecektik. Kardeşime baktım bana göz kırptı. Kör istedi bir göz, allah verdi kontak lens, yanında da promosyon solüsyonu, diye düşünüyordum ki…
Kadın eşarpı kaldırıverdi. Bir baktım ki köpeğin bir gözü mavi, bir gözü kahverengi…
     – Yahu dedi bu köpeğin bir gözü mavi, ikisi değil…
     – Teyzeciğim bilirsiniz ki, bizim Van yöremizin eşsiz Van kedileri gibi, tıpkı bu hayvanların da kırma olarak o yörenin soğukta kalmış köpekleriyle çiftleşen hayvanlar; tabii ki Van da Sibirya kadar soğuk olmakla birlikt…

Kadın,
– Bahçemden çıkın, yoksa polis çağıracağım, diye bağırmasın mı? Sivaslı Cindy, hesabı Vanlı-Sibiryalı köpeğimizle bahçeden kaçmamız bir oldu. Köpeği yolda bir yere bırakıp, başımız önde mahallemize döndük. 
Anasına küfür etsem anamız aynı, babası kötü desem babamız aynı. Ben bu çocukla ne yapacaktım?!…
46951611514_b377305134_o.jpg
Doktrin: “Her kuşu s*ktik bi leylek kaldı.” – Anonim